Ana içeriğe atla

Tus Ve Dus Hakkında

  

Tus Ve Dus Hakkında

Ülkemizde pek çok kişi tus ve dus sınavlarına girmekte ve böylece yeni kademelere geçme hakkı kazanmaktadır.  

 TUS Nedir?

  TUS, tıp fakültesinden mezun olup alanında tam olarak uzmanlık eğitimi almak istemekte olan adayların girmesi gereken bir sınavdır. TUS sınavında genelde başarılı olduktan sonra uzmanlık eğitimini tamamlayan adaylar sağlık kurumlarında iyi bir uzman doktor olarak çalışıp görev alabilmektedir. TUS ülkemizde her yıl sonbahar ve de ilkbahar dönemlerinde yapılmakta olup Ankara ilinde gerçekleşmektedir. Sınavda toplam iki bölüm bulunmaktadır. Bunlar: Temel Tıp Bilimleri ve de Klinik Tıp Bilimleri olmaktadır. Her bölümün sorusu 120 soru ve 150 dakika sınav sürmektedir. Anatomi, Biyokimya, Fizyoloji, Patoloji, Farmakoloji gibi toplamda 11 adet farklı konudan oluşmaktadır.

  TUS Sınavına Kimler Girebilir?

  TUS'a girmek isteyen kişilerde aranan koşullardan biri dil yeterliliğidir. YDS ya da denk sınavlardan kişiler en az 50 puan almalıdır. Dil puanı düşük olanlar TUS'ta başarılı olsalar dahi uzmanlık eğitimine hak kazanmazlar.

  TUS Sınavı Koşulları Nelerdir?

  Koşullara bakacak olursak tabip, kimyager, eczacı ya da veteriner olmak bu alanlarda eğitime sürekli bir şekilde devam ediyor olmaktır. Türk Soylu olan yabancılar için Türkiye’de Meslek ve de Sanatlarını serbest bir şekilde yapabilmelerine, kamu ya da işyerlerinde çalışabilmelerine ilişkin olarak 2527 sayılı kanunun kapsamında bulunmaktır. Meslek ve de sanatını uygulamasına ya da uzman olmak istediği bir dalda çalışmasına herhangi bir engel teşkil edecek bedeni ve ya ruhi hastalığı olmamak. Ayrıca burstan doğmuş olan mecburi hizmetlerini kişiler sınav gününden başlayarak üç ay içinde bitirecek bir durumda olmaktır.

  DUS Nedir?

  DUS yani Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimine Giriş Sınavı anlamına gelmektedir. Diş hekimlerine özel bir sınav olup bu sınav gerek hekimler ve gerekse diş hekimliği fakültesinde okumakta olan öğrenciler için yeni bilinir olmaktadır. Günümüzde bilinmeye başlaması ve yaygınlaşması ile de artık daha sık DUS sınavına giriş başlamıştır.

  DUS Sınavı Zorunlu Mu?

  DUS Sınavı aslında hali hazırda diş hekimi olup aşağıda bulunan alanlarda bir uzmanlık statüsü almak isteyen kişilerin girmiş olduğu bir sınavdır. Bu alanlar; Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi, Ortodonti, Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi, Endodonti, Periodontoloji, Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği), Protetik Diş Tedavisi, Restoratif Diş Tedavisi alanları olmaktadır. Kişiler bu alanlarda uzmanlık eğitimi almak amacı ile DUS Sınavına girerler. Bu sınav her diş hekimi içi zorunlu olmamaktadır. Diş hekimliğinde bu uzmanlık sınavına girecek olan adaylar, hedefledikleri kurumlarda uzmanlık hakkı kazanırlar ise belirli bir sürede bu eğitimi tamamlamalıdırlar. Sadece uzman olarak kurumlarda çalışıp görev almak isteyen kişileri yani diş hekimlerinin DUS sınavına girmesi zorundadır. Eğer uzman statüsünde görev almak yerine diş hekimi olarak bir özel kurumda çalışmak isteyen kişiler DUS sınavına girmelerine gerek yoktur.

 


 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Almanca Çeviri Neden Önemlidir?

Almanca dünya çapında 150 milyon kişi tarafından konuşulan en önemli diller içerisinde yer almaktadır. Avrupa'daki diğer dillere göre gramer, kelime ve genel yapı ile beraber kültür açısından farklılık gösterir. Özellikle Türkçe üzerinden bakıldığı zaman dil yapısı oldukça farklılık ortaya çıkarmaktadır. O yüzden almanca çeviri konusunda mutlaka ana dili gibi Almanca konuşan tercümanlar ışığı altında süreç yönetilmelidir. Ayrıca noter tasdikli olarak yeminli tercümanlar ile beraber farklı uzmanlık alanına sahip profesyoneller eşliğinde ekip olarak çalışma yapılmalıdır.   Almanca Çeviri Neden Önemli?   Almanca, İngilizceden sonra her açıdan en geçerli dildir. Başta uluslararası şirketler açısından ürün ve hizmet olmak üzere bireysel olarak da en yoğun çevirinin yapıldığı dildir. Çünkü Almanya ile Türkiye arasındaki farklı konular üzerinden alışveriş oldukça önemli bir potansiyel teşkil ediyor. Güçlü bir ülke olması ile beraber pek çok olanak üzerinden Almanya ile önemli...

Warum Bio-Babykleidung bevorzugt wird?

   Warum Bio-Babykleidung bevorzugt wird? Die Wahl der Kleidung ist sehr wichtig. Besondere Aufmerksamkeit sollte den Kleidungspräferenzen für Babys gewidmet werden. Da die Haut von Babys sehr empfindlich ist, sollten Kleidung verwendet werden, die die Haut nicht schädigt. Gleichzeitig sollte Babykleidung zu 100 Prozent aus Baumwolle bestehen. Chemische Substanzen sollten jedoch nicht in Babykleidung verwendet werden. Chemische Farbstoffe und Produktbleichmittel werden im Allgemeinen in der Bekleidungsindustrie verwendet. Bio-Produkte stören das Gleichgewicht des Körpers nicht. Bio-Kleidung schadet der Haut nicht, da sie ausschließlich aus Bio-Pflanzen hergestellt wird. Daher ist die Auswahl von Bio-Kleidung wichtig.   Warum ist es wichtig,  Bio-Babykleidung  zu verwenden?   Die Haut von Babys ist sehr empfindlich. Die Hautstruktur ist besonders empfindlich bei Neugeborenen. Besonders in dieser Zeit sollte  Bio-Babykleidung  gekauft werd...

Şiddetli Geçimsizlik Nedeni İle Boşanma Davası Süreci Nasıl İşler?

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması anlamına gelen şiddetli geçimsizlik, boşanma sebeplerinden biridir. Evlilik birliği çiftlere sadakat başta olmak üzere pek çok sorumluluk yükler. Bu hukuki durum ortam bir yaşamı zorunlu kılar. Ancak ortak yaşamı zaman içerisinde çekilmez hale getiren olaylar ve durumlar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davalarının açılmasına neden olabilir. Bu durumlarda Adana boşanma avukatı araştırmaları yaparak açacağınız davada haklarınızın gerektiği gibi korunmasını sağlayabilirsiniz. Türk Medeni Kanunu’nun 166. Maddesine göre evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olduğunda eşlerden biri boşanma davasını başlatabilir. Davacı olacak eşin belirlenmesinde hangi eşin daha kusurlu olduğunun bir önemi bulunmuyor. Ağır kusurlu eş bu nedene dayandırarak boşanma davası açabilir.   Kusur Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?   Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun görüşüne gö...